Akçay - Assos - Truva - Çanakkale - Gelibolu


Eskişehir sokakları
Ankara dan çıktık bu sefer yola ve hedefimiz Eskişehir üzerinden Burhaniye - Ören ile başlayıp, ordan Akçay sonra Altınoluk, Assos, Bozcaada, Truva, Çanakkale, Gelibolu yarım adası ve Tekirdağ Köftesi :)


Eskişehir de hızlı bir tur attık ve Burhaniye - Ören de(bildiğimiz ettiğimiz yer diye) deniz keyfi yapıp Akçay'a geçtik.


Önce kalacak yeri ayarlayıp (Leydi Pansiyon sahile yakın, temiz güzel, şirin bi pansiyon)

Akçay'ı keşfetmeye başlıyoruz..


Yemek için en ideal yer Yörsan, hem yemekler güzel, hem de fiyatları çok iyi..
 Sahil şeridi çok canlı..

ve Sevcanın kendini kaybettiği anlar :))



Akşam canlı müzikli bi yerde biraz takıldık ve pansiyon döndük. (nereydi hatırlayamadm)

Leydi Pansiyonun terası.. www.akcayleydipansiyon.com

Akçay Merkez Sahili
Denize nerede girmeli sorusuna aldığım cevaplardan bi kaçını es geçtikten sonra Matiz Beach Club'ı beğendik (yanında da elalem diye bi beach var, konumları şöyle : https://goo.gl/maps/vHRKEYKEgQM2

Matiz Beach Club
Az ilerde de iskelede var, denizin içindeki kum çuvalları sayesinde ayaklarınız acımıyor, yoksa çok taşlık ve rahatsız ediyor.


ve Edremit körfezinin bir özelliği olarak deniz tabiki oldukça serin ama alışıyorsunuz sıkıntı yok..

Akşam altınoluğa gidip dolaştık biraz, çarşısı çok canlı ve kalabalıktı, sevcan bol bol alışveriş yaptı, bi yerde oturup çay filan içtik ve akçaya geri döndük.
Altınoluk da aklımda kalan bu dondurmacı oldu, mutlaka deneyin :)
Akçay'a gitmişken Hasan Boğuldu'ya (Sütüven Şelalesi) gitmemek olmaz.

Sütüven şelalesi https://goo.gl/maps/ryYJf1vumit
Hasan Boğuldu'ya iki yol gidiyor, birisi toprak ve bozuk bir yol ama giriş ücretsiz :)
Diğer yol bildiğiniz asfalt yol ama tabiat parkı girişi en son 20 tl idi.

Ben bi amcaya yol sordum, şöyle bi bakıp senin arabanın altı yüksek şurdan şöyle diye bozuk yolu tarif etti, iyiki de öyle yapmış, hem daha otantik bi yoldu, hemde giriş parası vermedik :)



 Hasan Boğuldu yolunda tabelasını göreceğiniz Anıt Ağaç.. Çevresinde de piknik yerleri ve restoranlar var. Yemek için Hasan Boğuldu dan daha ideal buralar..



Ertesi gün rotamızı Assos'a çevirdik ve yolda manzara müthiş..

Yolda kısa bir mola
Assos antik kent yolu..


Antik kent ve Ege denizinin manzası harika.. 



Assos içerisinde güzel bi restoran bulduk, kabak çiçeği dolması, sarma, mezeler filan çok iyiydi..


Ve Truva dayız, Truva da hızlı ama hisli bir tur attık :) şehrin farklı dönemlerde yıkılarak tekrar tekrar kurulduğunu ve en eskiden en yeniye çok sayıda katmandan oluştuğunu öğrendik.


Truva da ki çakma atın içi :)


Bu da Çanakkale sahildeki, Truva filminde kullanılanı.. Çanakkale sahilde ve şehir içinde akşam gezmesi yapıp, önünden geçerken arayıp bir soralım dediğimiz ve hem ucuz hem konforlu bi kız öğrenci yurdunda geceledik.


Çanakkale de meşhur aynalı çarşıyı da gezdikten sonra feribotla Eceabat'a geçtik, arabayla kısa bir turun ardından da Kilitbahir'e geçtik. 


Kilitbahir de kalenin etrafında(giriş yoktu o zaman) dolaşıp Mecidiye Tabyalarına geçtik.


Behramlı ve Alçıtepe köylerini geçip Şehitler Abidesi'ne geldik.

Abideyi gezdikten sonra şehitlik gezimizin büyük kısmını tamamladık sandık ve tam burda biraz deniz keyfi yaptık ve yola devam ettik. 


Ancak sonra gördük ki, asıl şehitlikler abideden sonra başlıyormuş. Bunu bilseydik denize ayıracağımız vakti şehitliklere ayırırdık :(

Malumunuzdur buradaki hisler gerçekten anlatılmaz ancak asıl beni duygulandıran abideden sonra geçtiğimiz şehitliklikler oldu.
Çünkü buralar gerçekti, burada yatanlar gerçekti. Her Türk evladının atası, dedesi burda bir yerdeydi.


Mutlaka gelip görmek, onlara saygımızı iletip, Fatihalarımızı okumamız gerek.


57. Alay, Arı burnu, Conk bayırıve bir sürü şehitlik, tek bir tanesine dahi giremesem oradakilere saygısızlık/vefasızlık etmiş hissettim kendimi ve bir daha, daha geniş bir vakitte mutlaka tekrar gelmek üzere ayrıldık buralardan..

Ve izlediğimiz rota..
..